12 Mart 2012 Pazartesi

ŞİİR: BİLİYORUM, SİZ ZATEN İYİ BİR ADAMSINIZ...




BİLİYORUM, SİZ ZATEN İYİ BİR ADAMSINIZ

                                                              Marmeladov’un söylediği mezmurdur.

Biliyorum, siz zaten iyi bir adamsınız
İşinizde gücünüzdesiniz ve ahlakınıza diyecek yok
Bunlar var ya bunlar, sizin çocuklarınız.
Çok temiz çocuklardır bunlar,
Her sabah ellerini Arap sabunuyla yıkarlar.
Fakat bu yangını niçin söndürmüyorsunuz?
Bu karanlığı, bu kiri pası ama niçin, ama niçin?
Biliyorum, siz zaten iyi bir adamsınız.
Dengesini hiçbir rüzgârın bozamadıklarından…
Dedeniz belli, babanız da tabii, sonra daha öncekiler de, soyunuz sopunuz…
Anneniz de pek muhterem bir hanımefendi,
Hele karınız…
Siz onları loş odalarda mücevherler gibi saklarsınız.
Malınız mülkünüz pek çok ve hepsi helaldir.
Mutebersiniz, itibarınız var.
Kılığınızdan kıyafetinizden belli, besbelli zaten ben de biliyorum,
Siz iyi bir adamsınız…
Fakat bu yangına ve bunca acıya rağmen,
Nasıl oluyor da…
Olup biteni anlayamıyorum ve bir anne gibi müthiş üzgünüm…
Yeterince de sebebim var, önce kötüyüm.
Yüksek bir maliyet ve zararlı fikirler…
Bütün dilencilerinizden utanıyorum.
Onlara ne versem, ne versem hiç bilmiyorum.
Onlar sizin dilencileriniz çünkü hem bütün fahişeler de
Tek bir kırıntı bile sunamam, çünkü sizsiniz bütün bu hayvanların sahibi…
Ben sulayamam ağaçlarınızı, alıp satabilirsiniz onları, hatta hakkınızdır kesersiniz de
Medeni kanununuzda yazdığı gibi…
Başka kanunlarınız da var tabii ve ben biliyorum siz uygar bir adamsınız…
Yasalarınız ve tanrılarla yaptığınız kadim sözleşmeleriniz…
Bense hırsızlarınızdan biriyim sadece…
Şunu bilin ki lanetlendiğimin de ayrımındayım.
İşte karşınızda bir çürük yumurta!
Bu sepet cayır cayır yanacak maalesef ve bu sepet
Leş gibi kokan bir Danimarka…
Vallahi ciddiyim, alay etmiyorum.
Zaten öyle olsaydı siz anlardınız…
Adım gibi biliyorum, ilminiz var, tüyleri dökülmüş, etleri cılk yara denekleriniz…
Sizden önce uzaya bile giden sessiz köleleriniz…
Biliyorum, siz zaten âlim bir adamsınız.
Bütün bu âlem yalnızca size hizmet etmek için var ve bu dengeler…
Bense meramımı size anlatamıyorum.
Bu yangın besbelli benim yüzümden
Susamadan içiyorum çünkü ve sevişmemin mevsimi yok
Bir açıdan maalesef size de benziyorum
Hesap kitap bilmiyorum âşık olunca
Yaralanınca ağlıyorum her hayvan gibi
Galiba ben de sizin bendenizdim iki yüz yıl kadar önce
Çalabiliyorum çünkü hiç ama hiç utanmadan
Bazen öfkeden, bazen ihtiyaçtan
Mümkün olsa hiç yıkanmayacağım
Çünkü bu ateşte hiçbir şey ekşiyemez ki
Belki burası, belki tam da burası, tam da şimdi,
Dünyanın en fena Danimarka’sı…
Yasalarınız var dedik, bir de anayasalarınız
Biliyorum, siz zaten iyi bir avcısınız
Siz balık tutmayı da iyi bilirsiniz
Önce biraz gevşetip sonra birden bire çekersiniz
Sanki benim gibi hayvanlara göre yazılmış,
Bütün o yekpare yasaklarınız…
Kasabanız bensiz ne kadar da güzel
Hali hazırda huzurunuz var
Ne olur beni çığırımdan çıkarmayınız…
Cesetle beslenen yanaklarınız pembe mi pembe,
 Alnınız açık, yüzünüz pak
En büyük cazibeniz, akli dengeniz…
Ama ben şimdi izin verirseniz,  birazdan arabanızın altında kalacağım
Siz hayvanlarınızı kamçılamaya devam ediniz.
Ve lütfen son bir kez izin verirseniz,
Yüzünüze tüküreceğim sizin birazdan
Aslında pek bir manası yok,
Hayvanlarınızın çektiği arabanızı
Durduramaz bir tükürük…
Sizi de ne kirletir, ne ıslatıp yumuşatır…
Çünkü kamçınız var…
Biliyorum siz zaten iyi bir adamsınız…
                                  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...